İşçi Ücretlerinden Yapılacak Haciz Kesintilerinde Yapılacak İşlemler

İşçi Ücretlerinden Yapılacak Haciz Kesintilerinde Yapılacak İşlemler:  Haciz, borcunu ödemeyen borçlunun menkul (taşınabilir), gayrimenkul (taşınmaz) mallarına, ve alacaklarına alacaklının talebi üzerine adli ve idari makamlarca el konulmasıdır. Çalışma hayatında işverenlerin muhatap olduğu süreçlerden birisi de perso­nel icra/haciz kesintileridir. Belirli sayının üzerinde çalışanı olan işyerlerinde bu sürecin muhatabı genelde insan kaynakları veya muhasebe birimleridir. Esasında işvereni dolaylı olarak ilgilendiren haciz kesintileri konusu, doğru yönetilemediği takdirde işçi – işveren ilişkilerinde olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir.

İşveren ücretten kesinti yapmazsa, işçinin icra dairesine ödenmesi ge­reken ücret kesintisi kadar tutar, işverenden tahsil edilir (İİK/Md.356). Fakat işçinin bu borcunu ödeyen işveren, söz konusu meblağı işçiden tahsil edebilir.
4857 sayılı İş Kanununun 35. Maddesine göre;

“Ücretin saklı kısmı Madde 35 – İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden

fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve temlik olunamaz. Ancak, işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hakim tarafından takdir edilecek miktar bu paraya dahil değildir. Nafaka borcu alacaklılarının hakları sak­lıdır.”

Yasa koyucu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 83. Maddesinde de; Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafın­dan tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haz olunabilir An­cak hacz olunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla ha­ciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez. Hükmünü getirmiştir.

BİR İŞYERİNE İCRADAN MAAŞ HACZİ YAZISI GELDİĞİNDE NE YAPILIR?

İcra Müdürlüğünden gelen tebligata cevap verilmediği ve/veya işçinin iş­ten ayrıldığına dair İcra Müdürlüklerine bilgi verilmemesi halinde, İcra İflas Kanununun 355, 356 ve 357 Maddeleri gereğince, bilgi vermeyen sorumlu kişiler hakkında yasal işlem yapılacağı bildirilmiştir.

İcradan size maaş haczi yazısı geldiğinde öncelikle gelen tebliğ zarfının üzerine tebligatın geliş tarihinin yazılması gerekir. Çünkü icra ve iflas hu­kukunda süreler çok önemli olup, bu sürelerin hesabında tebellüğ tarihi esas alınır. Tebligatı aldıktan sonra 7 gün içerisinde cevap verilmesi gerekmek­tedir. Haciz tebligatına, işveren eğer şahıs ise kendisi veya avukatı, işveren şirket ise şirketi temsile yetkili kişi veya şirket avukatı cevap yazısını imzala- malıdır. Cevap yazısı iki nüsha olarak düzenlenip, bir nüshası icra müdürüne imzalatılarak saklanmalıdır.

İcra müdürlüğünden gelen yazıda belirtilen kişi işyerinizde halen çalışıyor olabilir, daha önce çalışmış ve ayrılmış olabilir veya hiç çalışmamız olabilir. Her üç durumda da icra müdürlüğüne cevap verilmesi gerekir Maaş haczi tebligatı alan işverenin yapması gereken Maaş haczini tebliğ tarihinden iti­baren çalışanına maaş ödemesi yaparken icra müdürlüğünün koyduğu oranda maaşını kesip kesmiş olduğunuz tutarı icra dosyasına yatırması gerekmektedir

Haciz işlemi ile ilgili olarak İcra Müdürlüğüne aşağıdaki dilekçe ile bildi­rimde bulunulması gerekir.

T.C.

………. İCRA MÜDÜRLÜĞÜNE

KONU                         :    Maaş Haczi

ALACAKLI                 :    ………………………………………………

BORÇLU                     :    ………………………………………………

ALACAK MİKTARI : ……………….. – TL

AÇIKLAMALAR        :

Yukarıda numarası verilen dosya ile aleyhine icra takibine girişilmiş bulunan dosyanız borçlusunun maaş haczi için şirketimize müzekkere yazılmıştır.

Borçlu şirketimizden ………..  TL maaş almakta olup , talimatınız gereği ola­rak 1/4 ü            ayki maaşından itibaren kesilerek icra dosyasına gönde­ rilmek üzere İcra Dairesinin banka hesabına yatırılacaktır.

Bilgi edinilmesini rica ederiz… /…./……

……………  Şirketi Yetkilisi Ad ve Soyadı-(İmza)

Haciz Kesintisi işleminde, 4857 Sayılı Kanuna göre işçinin ücretinin dörtte birine kadar haciz konulabilir. İcra Kesintisinin Hesaplanmasında İcra Müdürlüğü‘nden gelen yazı esas alınır. İcra kesintisi, gelen yazıda bulunan “Alacak Miktarı” başlığı altındaki kriterlere uygun yapılmalıdır. Borçlunun net ücretinin dörtte birinin, yakacak yardımı, tazminat, ikramiye vb. tüm yan ödemelerinin tamamının veya yan ödemelerinin de dörtte birinin haczine ka­rar verilebilir. İşveren belirtilen oran ve tutarda icra kesintisini yapmak zorun­dadır. İşveren borçlunun ücretinin net tutarının, dörtte birini bulur, “Alacak Miktarı” kısmında belirtilen kriterlere göre yan ödemelerin net tutarının tama­mını veya net dörtte birini keserek ilgili İcra Müdürlüğü’ne gönderir. AGİ esas ücrete munzam tediyeler kapsamına girdiği için esas ücrete itibarı aranmaz dolayısı ile bu tediye kesilmez ve haczedilemez. Bu sebeple İcra Kesintisinin Hesaplanmasına dâhil edilmemelidir. Bazı durumlarda icrası olan personelin aynı zamanda nafaka kesintisi de bulunabilir. Bu durumda öncelik her zaman nafaka kesintisinde olmalıdır. İcra hesaplaması nafaka kesildikten sonra kalan net tutarlar üzerinden yapılmalıdır.

Personelin ücretsiz izne ayrılması durumunda, o ay içerisinde hiç çalış­ması yok ise ücreti hiç hesaplanmayacak dolayısıyla borç tutarı o ay için tahsil edilemeyecektir. Personelin işine geri dönmesi ve bordrolarının hesaplanmaya başlaması ile icra/nafaka kesintilerine de devam edilecektir. İcra dairesine bir bildirimde bulunulmasına gerek yoktur. Ayın bir kısmında ücretsiz izinde olan bir personel için ise tahakkuk eden ücretinden yasal sınırları içerisinde icra/ nafaka kesintisi yapılabilecektir.

İcra kesintileri devam ederken icra borcunu kendisi toplu ödeme ile kapatan personeller öncelikle bu durumu işyerlerine bildirmelidir. İcra ödeme işlemi­nin son bulması için personelin işyerine icra fek yazısı iletmesi gerekmektedir. Ödeme yapılarak icra kesintilerinin son bulduğunun icra fek yazısı ile bildiril­mesi ile icra kesintilerine devam edilmez. İcra dairesine bir yazı ile bildirimde bulunulmasına gerek yoktur. Daha sonra icra dairesi tarafından icra kesintisini gerçekleştiren işyerine borcun kapandığına dair bir yazı iletilecektir.

Aynı çalışana ait birden fazla icra gelmesi durumunda; İcra yazıları geliş tarihlerine göre sıraya konularak, sırada olan haczin borç tutarı, personelin aldı­ğı maaş bilgisi ve kesintinin yapılmaya başlandığı tarih belirtilerek, elden veya iadeli taahhütlü olarak icra müdürlüklerine her biri için ayrı bilgi verilir. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe, sonraki haciz için kesinti yapılamaz.

Çalışanın emekli statüsünde olması halinde; Ülkemizde pek çok kişi, emekli olduktan sonra hem emekli aylığını alıp hem de bir işyerinde ücret kar­şılığı çalışmaya devam etmektedir. Bu durumda kişinin iki ayrı maaş kalemi oluşmaktadır; biri SGK’ dan almakta olduğu aylık, diğeri işverenden aldığı ücret. 5510 sayılı Kanunun 93. maddesi gereği, emekli aylıklarına -SGK ala­cakları ve nafaka alacakları hariç- haciz konulamamaktadır. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından redde­dilir. Yani Emekli aylıkları sadece prim ve nafaka borcu için haczedilebilir. Bunun dışındaki borçlar için emeklinin izni olmadan haczedilemez. İlgili icra hâkimliğine haczedilemezlik şikâyetinde bulunduğunda, haciz kaldırılır.Fa- kat aynı emeklinin çalışmakta olduğu işyerinden aldığı ücretine haciz ko- nulabilmektedir. Dolayısıyla haciz tebligatı yapılan kişi emekli yani Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) ile çalışan kişi de olsa, ücretinin dörtte biri kesilerek icra müdürlüğü hesabına yatırılması gerekir. .

Ücretinden haciz kesintisi yapılmakta olan işçi işten ayrılırsa, Haciz ke­sintileri devam ederken işçinin işten ayrılması durumunda da, devam eden ve sıradaki İcra dairelerine, işçinin SGK işten ayrılış bildirgesi eklenerek işçinin işten ayrıldığına dair bilgilendirme yazısı gönderilmesi zorunluluktur.. İşçi işten ayrılırken eğer ihbar ve kıdem tazminatı tahakkuk etmişse, bunların da haciz kapsamında borca mahsuben işçiye değil icra müdürlüğüne ödenmesi gerekir.

İşçinin aile bireylerinin borcu sebebiyle ücretine haciz konulamaz. Borç­lar hukukumuzda borcun şahsiliği ilkesi geçerlidir. Dolayısıyla işçinin eşi, ço­cukları veya diğer yakınlarının borcu sebebiyle ücretine haciz konulamaz.

Asıl işveren ve alt işveren ilişkisinin bulunduğu işyerlerinde haciz uy­gulaması yönünden her işveren kendi çalışanından sorumludur. Yani asıl iş­veren, alt işveren işçisinin haciz kesintisini takip etmek zorunda değildir. Nitekim Yargıtay, alt işveren işçisi için asıl işverene yapılan icra tebligatını geçersiz saymıştır (12. HD. E. 2008/10938K. 2008/13896T. 1.7.2008.).

Çalışma yaşamında olan herkesin merak ettiği 2 soru vardır. Bu sorular; 1- ihbar ve kıdem tazminatının ücret olup- olmadığı bu nedenle tamamının haczedilebilip-haczedilemeyeceği, 2- Sık sık maaşına HACİZ gelirse işve­renin çalışanın işine son verip-veremeyeceği. Bu sorulara Yargıtay kararları ile cevap bulmaktayız. Yargıtay karalarına göre; ihbar ve kıdem tazminatı­nın ücret olmadığı bu nedenle tamamının haczedilebileceği, sık sık maaşına HACİZ gelirse işverenin çalışanın işine son verebileceği, son verme nedenin geçerli sebeplerden sayılacağıdır. Geçerli sebep sayılma hususunda, işvere­nin “feshin son çare olması” ve “eşit işlem” ilkelerine uygun hareket etmesi gerekir. Yani işçinin uyarılması, yazılı savunmasının alınması, buna rağmen durumunda herhangi bir değişiklik olmazsa fesih yoluna gidilmesi gerekir. Ayrıca eşit işlem ilkesi gereği, her çalışan için benzer sürecin işletiliyor ol­ması gerekir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 27.12.2004 tarih ve E.2004/22540,K.26972 sayılı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 210.10.2008 tarih ve E. 2008/3737 K. 2008/27673 T. )

MAAŞ HACZİ YAZISI GELMEDEN ÖNCE ÇALIŞAN İŞTEN AYRILDIYSA VEYA İŞTEN ÇIKARTILDIYSA:

Eğer borçlu şahıs işyerinden ayrılmış ve ücret ya da tazminat alacağı varsa, bu alacağından kesinti yapılacağına dair bilgi verilir. Alacağı kalmamışsa, işten ay­rıldığı ve işverenden herhangi bir alacağının bulunmadığı belirtilir. İşyerinde hiç çalışmamışise(bazenhatalıtebligatyapılabilmektedir)yinebunadairbilgiverilir. Bu durumda yine icra müdürlüğüne süresinde cevap verilmesi gerekmektedir. İlgili kişinin işten ayrıldığının ya da işten çıkarıldığının bildirilmesi gereke­cektir. Maaş haczi yazısı geldiği anda işten ayrılan yada işten çıkarılan kişinin maaş ve kıdem-ihbar tazminatı alacağı varsa bu durumda belirtilen oranda kesilerek icra dosyasına ödenmesi (bu oran maaş-ikramiye-prim için 1/4 tür) gerekir. Kıdem ve ihbar tazminatı alacağının ise TAMAMININ icra dosyasına ödenmesi gerekmektedir. Bu durumda İcra Müdürlüğüne aşağıdaki dilekçe ile başvurulur veya posta yoluyla gönderebilir:

T.C.

……… İCRA MÜDÜRLÜĞÜNE

KONU                     :   Maaş Haczi

ALACAKLI             :   ………………………………………………

BORÇLU                 :   ………………………………………………

ALACAK MİKTARI : …………… – TL

AÇIKLAMALAR :

Yukarıda numarası verilen dosya ile aleyhine icra takibine girişilmiş bulu­nan dosyanız borçlusunun maaş haczi için şirketimize müzekkere yazılmıştır.

Borçlu……. /…. /….. tarihinde işten ayrılmış olup tüm yasal haklarımız saklı kalmak üzere, Borçlunun şirketimizden hiçbir hak ve alacağı da bulun­mamaktadır. Bu doğrultuda gerekli işlemlerin yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim         /…./

Şirketi Yetkilisi Ad ve Soyadı-(İmza)

DİLEKCELER

DİLEKCE1

DİLEKCE2

Bir önceki yazımız olan SGK İşyeri Bildirilmesi başlıklı makalemizde iş veren, İş Yeri Bildirim Formu ve İstenen Belgeler hakkında bilgiler verilmektedir.

tıkla sorunu sor


Emeklilik Hesaplatma , Borç Sorgulama, Diğer Sorularınız  İçin  SGK Uzmanlarımızı Arayabilirsiniz 0888 233 0 233 


ZİYARETÇİ SORULARI - 1 SORU
  1. mehmet mert dedi ki:

    banka munzam sandıklarına çaışırken pirim ödeyen ve emeklilikte ek maaş bağlanan kişinin bu maaşından icra kesintisi yapılabilir mi

SORU SOR