Borçlanmayla Aylık Artar mı?

Borçlanma sigortalılara tanınmış önemli bir haktır. Yurtdışı borçlanması yurtdışında Türk Vatandaşıyken çalışılmış süreler için erkek sigortalılara veya yurtdışında Türk vatandaşıyken çalışmış veya ikamet etmiş kadın sigortalılara tanınan geniş bir hak olmakta. Bunun yanı sıra kadınların sigortalılık başlangıcından sonraki doğumlarını takip eden ikişer yıllık süredeki boşta geçmiş günlerini borçlanma hakları var. Keza erkeklerin de askerlik veya askeri öğrencilik sürelerini borçlanma hakları bulunuyor.

Örneğin bilhassa sigortalılıktan önce ifa edilmiş askerlik sürelerinin borçlanılması sigortalılık başlangıcını geri çekerek emeklililk şartlarını iyileştirmeyi ve öne çekmeyi sağlarken sigorta başlangıcından önce veya sonra olsun gün sayısı eksiğini gidermede büyük fonksiyon icra edebiliyor.

Yurtdışı borçlanası ise başlı başına önemli bir hak ve Türkiye’de hiç çalışması olmayan bir vatandaşımızı bile yapılması halinde hemen emekli kategorisine sokabiliyor. Tabii ki yurtdışı borçlanmasının birçok önemli noktası var ve bilinçli yapılması gerekiyor. Ama bu yazımda ele almak istediğim husus başka. Borçlanma tek başına aylık yükseltmek amacıyla her zaman yapılabilir mi?

Hemen söyleyelim “Hayır”. Matrahını bir tarafa bırakın borçlanma yapıldığı döneme, sigortalının prim ödeme geçmişine göre ve sigortalılık türüne göre değişir bu sorunun cevabı. Sigortalının durumuna göre bu sorunun cevabını vermek için SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı aylık bağlama sistemini bilmek gerekir.

Gün sayısı ve dönem

Somut örnekten gidelim ve en çok emeklimizin ve çalışanımızın olduğu SSK sigortalılığı bağlamında ele alalım:

Diyelim ki 1980 sigorta başlangıçlı 50 yaşındaki Ayşe Hanım’ın 2000 yılında önce 3600 günü var, emeklilik yaşı da gelmiş ve yaştan emekli aylığı bağlatacak. Ayşe Hanım’ın 1995 ve 2001 yıllarında doğumuş iki çocuğu var ve sonrasındaki ikişer yıl boş olsun. Ayşe Hanım 3600 günle aylığım düşük olur diye borçlanarak emekli olmak istiyor. Ayşe Hanım şayet 1995 doğumlu çocuğu için iki yıllık (720 günlük) prim olarak 8222,40 TL prim ödeyerek borçlanma yapması gün sayısını 4320 güne çıkartır. Peki aylığı ne kadar değişir? Cevap Sıfır. Borçlanma için ödeyeceği para boşa gider. Zira 2000 öncesindeki aylık bağlama sistemine göre zaten 5 bin güne kadar SPEK tabanından ödenmiş primlerin aylık bağlama oranı 60’tır. Bunun 4320 güne çıkartılması bir şey değiştirmez. Asgariden değil yüksek rakamdan ödemesi de bir işe yaramaz. Zira 2000 yılı öncesi için uygulanan aylık hesabında 1999-1998-1997 yıllarında boşluk varsa borçlanmayı ne kadardan yaparsanız yapın işe yaramaz.

Hesabı iyi yapmalı

Peki, Ayşe Hanım 2001 doğumlu çocuğu için 8222,40 TL ödeyerek borçlanma yapsaydı aylığı artacak mıydı? Hayır tam 108 TL düşecekti. Peki bu 2002-2003 yılları için günlüğü 11,42 TL değil de bunun 5 katı olan 57 TL’den yaparak tavandan totalde 41112 TL ödese bu defa aylık 183 TL artacaktır. Ama bu artış için verilecek 41112 TL’nin amorti edilmesi 18 yılı bulacaktır.

Prime esas kazanç da önemli

Tüm çalışmaları asgari ücretten olan Bay Ahmet’in 2000 öncesinde 1440 gün, 2000-2008 arasında 2430 gün ve 2008 sonrasında 1440 günü vardır. Aylık başvurusunda Ahmet Bey’e 705 TL aylık bağlanır. Ahmet Bey 2000 öncesindeki 18 aylık askerliğini 6167 TL ödeyerek borçlansa aylığı 718 TL olacaktır. Ahmet Bey 2000 öncesinden değil de 2000-2001 yıllarından 540 günü borçlansa yine 718 TL aylık bağlanacaktı. Oysa sözgelimi 2008 Ekim sonrasında 540 günlük bir borçlanma yapsaydı aylık 705 TL’den 673 TL’ye düşecekti. Zira aylık bağlama oranı ve gelişme hızından yararlanma bakımından en olumsuz dönem 2008 Ekim sonrası olduğundan bu dönemdeki primlerin düşük matrahtan artması halinde bağlanacak aylık düşecektir.

Her zaman faydalı olacak durum

İçinizi karartmayayım, olumlu örnek de yok değil. Örneğin 2000 öncesi aylık bağlama sisteminde ortalama bakımından en önemli yıllar olan 1997-1999 yılları arasında boşluk varsa ve bu boşlukların askerlik, yurtdışı, doğum borçlanmaları ile dolması mümkün ise bu gibi durumlarda borçlanma kesinlikle faydalı olacaktır.

Örneğin hayatı boyunca asgari ücretten çalışmış Mehmet Bey’in 2000 öncesinde 5 bin günü, 2000-2008 arasında 1080 günü ve 2008 sonrasında da 720 gün primi olsun. Mehmet Bey 2014 yılı Şubat ayında emeklilik dilekçesi verdiğinde 920 TL aylık alacaktır. Oysa Mehmet Bey 2000 yılı öncesinde ifa ettiği 540 günlük askerlik süresini 6166,80 TL karşılığında borçlandıktan sonra emekli olursa aylığı 20 TL artacaktır.

Yukarıdaki Ayşe Hanım örneğinde farklı olarak artış yaşanmasının nedeni ise Ayşe Hanım’dan farklı olarak Mehmet Bey’in 2000 sonrası çalışmalarının olmasıdır ki borçlanmayla en yüksek taban aylığın uygulandığı en avantajlı dönem olan 2000 yılı öncesinin hissesinin toplam hizmet süresi içindeki payının artıyor oluşudur.

Demem odur ki SSK aylık bağlama sistemine göre, borçlanmak aylığı artırır, yahut şu kadar artırır şeklindeki bir çıkarım tek başına doğru değildir. Borçlanmanın aylığa artma yahut azalma olarak etkisi sigortalının kazançlarına, üç ayrı dönemdeki gün sayılarının dağılımına, borçlanmanın yapılacağı döneme ve günlük borçlanma bedeline göre değişir. Kaldı ki artış olsa bile yapılacak ödeme ve alınacak artış arasında pozitif bir kazanım olmalıdır.

Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nda durum

Başlı başına ayrı bir yazı konusu olmakla birlikte Bağ-Kur bakımından da borçlanmanın dönemine göre etkisi farklıdır, örneğin 2000 öncesinde 3960 günü, 2000-2008 arasında 3150 günü, 2008’den sonra ise 1890 günü olan, 12. basamakta kalmış ve 2008 sonrasında da asgariden prim ödemiş bir Bağ-Kur sigortalısı için bağlanacak aylığa borçlanılacak 2000 öncesine ait 18 aylık bir askerliğin etkisi 20 TL kadar artış biçiminde olacaktır. Gene 12.basamağı geçmemiş, 2000 öncesinde 5040, 2000-2008 arasında 3150 ve 2008 sonrasında da 810 günü olan Bağ-Kur sigortalısının 18 aylık askerlik borçlanması yapmasında sağlayacağı fayda 36 TL olacaktır. Her iki durumda belirleyici unsurlardan en önemlisi 31.12.1999 tarihinde bulunulan basamak olmaktadır.

Emekli Sandığı’nda ise borçlanmanın bedeli zaten derece-kademe ve unvanın ek göstergesine göre fiks olup, bu bakımdan aylığa etkisi olmamakla birlikte hizmet süresindeki artışa bağlı olarak aylık bağlama oranına etkisi bakımından aylığa yararı vardır ki bu da bir yıllık hizmet için yüzde 1’dir. Emekli Sandığı’nda azami aylık bağlama oranı olan yüzde 90’ı aşmamak kaydıyla hizmet borçlanmasıyla ABO’yu artırarak aylığı artırmak mümkündür.

 

 

Kaynak:Şevket Tezel/06.02.2014

Bir önceki yazımız olan İşsizlik Sigortası ödemesi asgari ücrete göre en az yüzde 40 en fazla yüzde 80 olabilir… başlıklı makalemizde ali tezel, işkur ve işsizlik parası hakkında bilgiler verilmektedir.


tıkla sorunu sor


Emeklilik Hesaplatma , Borç Sorgulama, Diğer Sorularınız  İçin  SGK Uzmanlarımızı Arayabilirsiniz 0888 233 0 233 


ZİYARETÇİ SORULARI - 1 SORU
  1. HİKMET KANAT dedi ki:

    işe başlama 01.09.1986 4a SSK sigortalı olarak işe başladım. Askerlik görevini yaptığım dönemde (21 Kasım 1996-21 Mayıs 1998) 18 ay (540 gün) Bu dönemlerde SSK 4a ‘da Asgari ücret ile tavan ücret arasındaki fark yaklaşık 2 katı kadar idi, şimdi ise aradaki fark 7,5 katı oldu. Ben Askerlik borçlanmasını asgari ücretin 2 katından daha fazla yaparsam boşuna bir ödeme mi yapmış olurum.? Sigortalılık süresince asgari ücretin 3 katı kadar primim ödendi. Öğrenmek istediğim boşuna ödeme yapmamak, Birde Tabandan asgari ücretten askerliğimi 540 gün 2017 yılında borçlanırsam emekli maaşımı ne kadar artar, Tavandan (asgari ücretin 7,5 katı) borçlanırsam emekli maaşım ne kadar artar. Emekli olma tarihimi 30.10.2017’yi bekliyorum. (Ssk 4a =9340 gün (2000 öncesi=3670 gün+2000-2008 arası=3150 gün+2008 sonrası=2520 gün)+ isteğe bağlı 4b=570 gün nisan 2016 sonrası) Toplam= 9910 gün ödenmiş günlerim var.
    4a=9340 gün=419663,39 TL.kazanç + 4b=570 gün=174259,80 TL.Kazaç

    Bu konu hakkında yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.

SORU SOR 0888 233 0 233