Aylıksız İzin Borçlanması

5434 sayılı kanunun ek 72. maddesi ile personel kanunlarına göre aylıksız izinli sayılanların, aylıksız izinli olarak geçen sürelere ilişkin kesenek ve karşılıklarını istekleri halinde her ay veya 5434 sayılı kanunun 102. maddesinde belirtilen süreler içerisinde başvurmaları ve kesenek ve karşılıklarını aynı süreler içerisinde ödemeleri halinde aylıksız izin sürelerinin fiili hizmetlerinden sayılması imkânı sağlanmış bulunuyor.

Aylıksız izinler ancak Emekli Sandığı iştirakçiliği döneminde iken borçlanılabiliyor. Memuriyetten istifa ettikten sonra daha önce kullanılmış aylıksız izin süreleri borçlanılamıyor.

Ayrıca aylıksız izin sürelerini borçlanmak askerlik veya staj dönemi borçlanması gibi de değil. Zira askerlik ve stajda memuriyete başlangıç derece, kademe, kıdem ve ek göstergesine göre borçlanma tutarı hesabı yapılırken aylıksız izin borçlanmaları başvuru tarihinde bulunulan derece, kademe, kıdem ve ek göstergesine göre yapılması gerekiyor. Bu da aylıksız izin borçlanmalarını daha pahalı kılıyor.

Örneğin GİH sınıfında dört yıllık üniversite mezunu bir memur veya şef halen 1 yıllık borçlanma için 8.256,36 TL ödemesi gerekiyor. Aynı memurun ¼ derece/kademede ve 20 yıllık memur iken daha önce almış olduğu bir aylıksız izin dönemine ilişkin olarak borçlanma yapmak istediğinde 12 ay için 10.677,43 TL ödemesi gerekiyor.

Keza Teknik Hizmetler sınıfında ¼ derece/kademede bir mühendis veya mimarın 12 aylık askerlik borçlanması için 8.597,83 TL askerlik borçlanması bedeli ödemesi gerekirken, yine 20 yıllık kıdemliyken başvuracağı 1 yıllık aylıksız izin borçlanması için 13.401,62 TL ödemesi gerekiyor.

Aylıksız izin borçlanması memuriyet devam ederken başvurmak koşuluyla sonradan ve toplu olarak yapılabileceği gibi aylıksız izin süresince ay be ay da yapılabiliyor.

Yani 5434 sayılı Kanunun Ek 72 nci maddesine göre ilgililer, aylıksız izin kullandıkları süre içinde her ayın keseneğini o ayın l5’ inden izleyen ayın  14’ üne kadar yatırmaları mümkün.

Aylıksız izinde geçen sürelerine ait kesenek ve karşılık tutarlarını her ay yatırmayanlardan

a)         İstekle emekliye ayrılacak olanlar istek tarihinden en az altı ay önce,

b) Kurumlarınca re’sen  (malullük, yaş haddi dahil) emekliye ayrılacak olanlarla, ölenlerin görevleriyle ilgilerinin kesildiği tarihten itibaren altı ay içinde kendileri veya dul yetimleri tarafından başvurmaları ve müracaatlarının kurum kayıtlarına geçtiği tarihteki derece kademeleri varsa ek gösterge rakamı, katsayı ve emekli keseneğine esas aylığının hesabına ait diğer unsurlar ile kesenek ve karşılık oranları esas alınarak hesaplanacak olan kesenek ve karşılık miktarını, def’aten ödemeleri halinde aylıksız izinde geçen sürelerinin fiili hizmet sürelerine eklenebiliyor.

Yani örneğin emekli olmak için borçlanma süresine ihtiyacı olan bir memur Emekli Sandığı’ndan yaş bakımından emeklilik hakkını 01.10.2016 tarihinde dolduruyorsa en geç 01.04.2016 tarihinde borçlanma işlemini tamamlayıp borçlanma tutarını ödemiş olması gerekiyor. Eğer borçlanmayı Eylül 2016 ayında yaparsa Ekim ayında tüm şartları doldurmuş olması yetmez altı ay daha bekleyerek Nisan 2017 ayında aylık bağlatmak durumunda kalır.

Ne Yapmalı?

Her iki ödeme yöntemi arasında altı aylık bekleme süresi bakımından önemli bir hak farkı bulunuyor. O da, aylıksız izin dönemlerine ilişkin primlerini toplu ödeyenler aylık başvurusu yapmak için en az altı ay beklemek durumunda iken kesenek ve karşılık tutarlarını her ay ödeyenler altı aylık bekleme süresine tabi bulunmuyorlar.

Beklenmezse Ne Olur?

6 aylık bekleme süresini doldurmadan emeklilik talebinde bulunanların borçlandırılan hizmetin dışında, istekle emekliye ayrılabilmek için gerekli olan 20 veya 25 hizmet yılını tamamlayanların, bu hizmetleri üzerinden emekli aylığı bağlanmakta borçlanmaları iptal ediliyor.

Borçlandırılan hizmetler dışında kalan fiili hizmeti aylık bağlamak için gerekli sürelerden az olan sigortalıların ise borçlanmaları iptal edilmeden tekrar göreve dönerek 6 aylık süreyi çalışarak doldurması ya da açıkta kalarak 6 ncı ayın sonunda emekliye sevkini istemesi gerekiyor.

5510-5434 Farkı

5434 sayılı Kanunda, ihya edilen hizmetler paranın yatırıldığı tarihten itibaren altı ay geçmeden aylık bağlanmada dikkate alınmaz iken, 5510 sayılı Kanunla bekleme süresi kaldırılarak, sigortalıya tebliğ edilen borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşı itibariyle aylık bağlamada dikkate alınması imkânı sağlanmış bulunuyor. Bu kapsamda Ekim 2008 öncesi Emekli Sandığı iştirakçisi olup 4/c sigortalılığından emekli olanlar için 5434 sayılı Kanun kapsamındaki bu altı ay şartı uygulanmaya devam ediliyor.

Şevket Tezel/13.06.2016

Bir önceki yazımız olan Kıdem tazminatında Brezilya modeli ne getirecek? başlıklı makalemizde ali tezel ve kıdem tazminatı fonu hakkında bilgiler verilmektedir.

tıkla sorunu sor
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ SORULARI

Henüz Soru Sorulmamış. İlk soruyu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

SORU SOR