Anlaşmalı Boşananların Maaşı Kesilecek mi?

Anlaşmalı Boşananların Maaşı Kesilecek mi?

Babasından, anasından ya da kocasından kalan emekli maaşını alabilmek için anlaşmalı olarak boşanan kişilerin durumu gündemi meşgul etmeye devam ediyor. Yeni yargı kararları konuyu tekrardan gündeme taşıdı. Anlaşmalı olarak boşanan kişileri genelde SGK’ya genelde çevresindeki kişilerin özellikle yakın akraba diye tarif edebileceğimiz anne, baba, kardeş gibi yakınları şikayet ediyor. Bunun sonucunda da SGK kişilerin birlikte yaşayıp yaşamadıklarına bakıyor. Bilinen adıyla anlaşmalı boşanma kanunda ise muvazaalı boşanma”diye adlandırılan bu durum karşısında kanun koyucu ne gibi önlemler almış veya almaya devam ediyor yazımızın bu kısmında bu konulara değineceğiz.

Boşandığı Eşiyle Yaşananın Maaşı Kesilir mi?

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56 ncı maddesi boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayan kişilerin hak sahibi sıfatı ile aldıkları emekli maaşlarının kesileceğini öngörüyor. Burada önemli olan maaş alabilmek için boşanmış olma niyetinden ziyade, birlikte yaşama olgusunun gerçekleşmesi. Kanun “fiilen birlikte yaşama”yı maaş kesilecek haller arasında kabul etmekte. Birlikte yaşama olgusunun kişinin boşandığı eski eşiyle olması gerek. Evli olmadan biriyle yaşamak yada eski nikahlı eşinden başka biriyle yaşamak ise maaş kesilmeyi gerektiren haller arasında değil.

SGK Almış olduğu yazılı şikayetler veya  ALO 170 şikayet hattı üzerinden alınan bildirimler ile yada BİMER hattına yapılan isimsiz ihbarlar ile işlem yapmaya başlıyor ve denetim memurlarını görevlendiriyor. Ev adreslerine giden, görevli SGK Denetmenleri/Müfettişleri şikayet eden kişinin iddia edildiği gibi “eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşanıp yaşanmadığının” tespitine çalışıyor. Bunun için çevresel soruşturma yapılıyor, komşu ve akrabaların ifadeleri alınıyor, kişilerin ikamet adresleri inceleniyor. Gerektiğinde her türlü yasal olarak kişilerin evlerine gelen faturaları ve bankadaki ortak hesaplara bakılıyor. Denetimlerde bakılan şey birlikte yaşamanın fiilen olup olmadığı. “Fiilen birlikte yaşamak demek aynı evi paylaşmak demek.

Denetim sonucu birlikte yaşadığı tespit edilenlerin ise maaşı kesiliyor.

Birlikte Yaşama Nasıl Tespit Edilir?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.03.2013 tarih, 2012/101154 Esas ve 2013/360 Karar sayılı kararında fiilen birlikte yaşam olgusunun kanıtlanması yönünden delillerin toplanması, araştırma ve değerlendirme yapılması gerektiği vurgulanmakta. Yargıtay özellikle boşanılan eşle kurulan ilişkinin “fiili olarak birlikte yaşama olgusu” kapsamında yer alıp almadığı, ilişkinin niteliği ve başlangıç tarihi açıkça ortaya konulmasını istiyor. Başka bir deyişle aynı evde yaşama şartı aranıyor, eve arada sırada gelip gitmek bir arada yaşama sayılmıyor.

Bu doğrultuda, Yargıtay maddi delilileri çok önemsiyor yani kişi boşandığı eşi ile muhtarlıktan ikametgahını değiştirip başka bir eve ikamet olması önem taşımakla beraber çevresindeki kişilerin de beyanını esas alıyor öyleki bu konuyu kafasına takmış ve babasından eski eşinden veya annesinden kalan maaşı almak için hertürlü yola başvuran bu kişiler ikametgahlarını elektrik su telefon faturalarını hatta seçmen kayıtlarını aklınıza gelebilecek hertürlü yasal evraklarını ve belgelerini taşımış olsa dahi çevredeki 3-5 kişinin evet demesi durumunda Yargıtay birlikte yaşama fiilinin gerçekleştiğini öngörebiliyor tartışmada burada başlıyor.

Oysa son Yargıtay kararı daha çok maddi delil üzerinde durarak karar verdi basında çıkan tartışmada burada başladı Sanki anlaşmalı boşanma yapanların maaşları kesilmeyecek gibi algılandı ancak karar metni şu şekilde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.03.2013 tarih, 2012/101154 Esas ve 2013/360 Karar T.C. Anayasası’nın 20.maddesi, 5510 sayılı Kanunun 59 ve 100. maddeleri, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 3, 45 ve 53. maddeleri, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un 28 ve 45. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6, 24 ila 33. maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2 ve 6. maddeleri ve ilgili diğer mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalı, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı; hak sahibi ile boşandığı eşinin yerleşim yerleri, adres değişikliği ve nakilleri tarihleriyle saptanmalı, muhtarlık ve Nüfus Müdürlüğü gibi özel ve kamu kurumlarındaki bilgi ve belgelerden yararlanılmalı, ilgililerin elektrik, su, telefon aboneliklerinin hangi adres ve tarihte kimin adına tesis edildiği saptanmalı, seçmen bilgi kayıtlarındaki adresler ile mevcut ise 4857 sayılı Kanun gereği ücret ödemelerinin yapılabileceği banka kayıtları sorgulanmalı ve böylelikle boşanılan eşle fiili olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda varılacak sonuca göre karar verilmeli dedi Yargıtay.

Dolandırıcılık Suçu Oluşturur mu?

Yargıtay verdiği başkaca kararlarda ise anlaşmalı boşanma halinin Türk Ceza Kanunu uyarınca suç oluşturmadığı yönünden içtihat belirtmiş durumda. Daha evvel SGK maaşını kestiği anlaşmalı boşanmalı kişileri kamuyu dolandırmak suçundan dolayı Savcılıklara şikayet ederdi. Artık SGK kişinin boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı anlaşılsa dahi savcılıklara kişiler ile ilgili “nitelikli dolandırıcılık” duyurusunda bulunmuyor. Yani anlaşmalı boşanma artık cezai açıdan suç olarak değerlendirilmiyor. Ancak şunun altını çizelim, 5510 sayılı Kanun değişmediği sürece “boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayanın” maaşı kesilmeye devam edilecek. Yani bu durum hukuken ortadan kalkmadı.

Bir önceki yazımız olan İş Kazası Bildirimi başlıklı makalemizde geçici iş görmezlik ve iş kazası hakkında bilgiler verilmektedir.

tıkla sorunu sor


Emeklilik Hesaplatma , Borç Sorgulama, Diğer Sorularınız  İçin  SGK Uzmanlarımızı Arayabilirsiniz 0888 233 0 233 


ZİYARETÇİ SORULARI

Henüz Soru Sorulmamış. İlk soruyu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

SORU SOR